Dolar 16,3768
Euro 17,5938
Altın 972,30
BİST 2.427,09
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 25°C
Parçalı Bulutlu
Kayseri
25°C
Parçalı Bulutlu
Cum 24°C
Cts 25°C
Paz 26°C
Pts 24°C
https://www.habererciyes.com/wp-content/uploads/2021/09/WhatsApp-Image-2021-09-29-at-13.00.43.jpeg

YİNE EĞİTİM KONUSU

YİNE EĞİTİM KONUSU
A+
A-
11.08.2021
3.332
ABONE OL

Önce kısa bir özet ve hatırlatma…

28 Şubat döneminde İHL’lerin önünü kesmek için katsayı adaletsizliği yanında, 8 yıllık zorunlu ve kesintisiz eğitim getirilmişti.

AK Parti hükümeti, Hüseyin Çelik’in döneminde 8 yıllık kesintisiz eğitimi devam ettirdi ama öte yandan zorunlu eğitimi 12 yıla çıkarttı.

AK Parti, ikinci olarak Ömer Dinçer’in bakanlığı döneminde 8 yıllık kesintisiz eğitimi kaldırıp ilkokulları da 4 yıla indirdi, öte yandan eğitimi 4+4+4=12 yaparak 12 yıllık zorunlu eğitimi devam ettirdi.

O zaman ilk 8 yıldan sonra eğitimin zorunlu olmaması için bir çalışma yapılmıştı ancak CHP’nin “Bunlar çocuk gelinler yetiştirmek istiyor” diye kara propaganda yapması nedeniyle AK Parti, eğitimi tekrar 12 yıl zorunlu ama kesintili olacak şekilde düzenledi. Hatta şimdiki Cumhurbaşkanımız, o zaman başbakandı ve girmesi gereken ameliyattan önceki son talimatlarından birisi, CHP’ye bu kozu vermemek adına eğitimimizin kesintili ama zorunlu 12 yıl olarak bırakılması olmuştu.

Tabi, bu tek sebep değildi. AK Parti’nin böyle bir karar almasında AB uyum yasaları ve dünya çocuk hakları gibi uluslararası anlaşmalar sebebiyle “çocuk işçi” sınıfının ortadan kaldırılmak istenmesinin de büyük etkisi olmuştu.

Yıllarca 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitime karşı çıkan dindar camia, bu sefer kesintili olsa bile, aynı zamanda zorunlu bir eğitim ile karşılaştı. Bu durum, özellikle başörtüsü takan kız öğrenciler için büyük sorun teşkil etmişti.

Ayrıca 8 yıllık zorunlu eğitim yüzünden ülkemizde artık “Çırak” kültürü yok olmuştu. Çünkü 8 yıllık kesintisiz ve zorunlu eğitim, çırak yetişmesine büyük engel teşkil ediyordu. Bir de bunun üstüne zorunlu eğitim 12 yıla çıkartılınca neredeyse ülkemizin “Kalfa” kültürü bile yok olma tehlikesi ile karşılaşmış oldu.

AK Parti, öğrencilerin başörtüsü sorununu, biraz geç de olsa zaman içinde kılık-kıyafet yönetmeliğinde yaptığı bir düzenleme ile halletti. Hatta sadece kız öğrencilerin değil, başörtüsü takmak isteyen devlet memuru hanımlar için bile bir düzenleme yaparak yıllardır ülkemizin gündemini işgal eden saçma sapan bir tartışmayı da kaldırmış oldu.

AK Parti, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkartınca ortaya çıkan “Çıraklık” sorununu da 8 yıldan sonra isteyen öğrencilerin açıköğretim lisesine kayıt yaptırmalarını sağlayarak bir nebze çözmeye çalıştı.
Tabi CHP, burada da devreye girerek, hafızlık yapmak isteyen öğrenciler için böyle bir karar alındığını söylese de hükümet buna kulak asmadı.

AK Partili hükümetler döneminde ilk ve ortaöğretimde bunlar yaşanırken yükseköğretim de de bir takım gelişmeler oldu. Ülkemizde yükseköğretim o kadar yayıldı ki artık her ili bırakın, her ilçede bile üniversite kuruldu. Ben kendi alanımdan örnek verirsem durumu daha iyi anlatabilirim. Ülkemizde adı ilahiyat ve İslâmî ilimler olan 120’ye yakın fakülte var. Yaşadığım şehir olan Kayseri’nin merkezinde ilahiyat, Develi ilçesinde ise İslâmî ilimler fakültesi var. Gerisini siz hesap edin.

AK Parti, bugün itibariyle (10.08.2021), cumhur ittifakının küçük ortağı ile dirsek temasına geçerek eğitimimizi etkileyecek çok büyük ve önemli bir karar daha aldı ve üniversite sınavlarından sonra yerleştirme veya tercih yapılabilmesi için gerekli olan puanlarda indirime gitti.

Cumhur ittifakının bu kararı aldığı günde 13,2 olan işsizlik oranı, 2,5 puan düşüşle 10,6 olarak açıklandı.

Bu verileri niye mi verdim?

Ülkemizde eğitim sorununun bir türlü halledilemediğini anlatmak için verdim. Bizzat Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından AK Parti hükümetlerinin en başarısız olduğu alanın milli eğitim olduğu defalarca dile getirildi ama maalesef her yapılan yenilik başka bir bozulmayı beraberinde getiriyor.

İşsizliğin ayyuka çıktığı ama bugün itibariyle düştüğü açıklandığı, milyonlarca işsiz üniversite mezunu bulunduğu, sanayide ara eleman ihtiyacının kapatılamadığı gibi, her geçen gün daha fazla arttığı şu dönemde üniversite puanlarının düşürülerek herkesin zorunlu olarak 12 yıl eğitim görmesinin ve üniversite mezunu yapılmaya çalışılmasının mantığını aklı başında hiç kimsenin kavrayabileceğini ve benim gibi anlayamanlara izah edebileceğini sanmıyorum.

Oysa bu memlekette üniversite mezunlarının büyük çoğunluğu, mezun oldukları alanda çalışılacak iş bulamıyor. Bu yüzden artık bazı üniversitelerin bazı fakülteleri hiçbir öğrenci tarafından tercih edilmediği için boş kalıyor. İnsanlar mezun olunca iş bulamayacağı okulları niye tercih etsin ki?

Eğer bir öğrenci yerleşmek istediği yükseköğretim programını kazanmak için yeteri kadar çalışmıyorsa, bırakın bunu TYT için 150, AYT için 180 puanı alamıyorsa, bu öğrenciyi zorla üniversiteli yapmanın kine ne faydası olacak ki? Bu puanları 140 ve 170 olarak değiştirmek, o öğrencinin başarısını artırmaz ki! Velev ki bütün öğrencileri üniversiteli yaptınız, o zaman niye bir yandan sanayi hamlesi yaparak ekonomiyi düzeltmeye kalkışırsınız ki? Ekonominin düzelmesi için önce sanayi atılımı yapmak gerekmiyor mu? Oysa sanayici çalıştıracak eleman bulamıyor. Suriyeliler geldi de şükür(!) hükümetin bu konudaki yanlışını düzeltti. Baksanıza bir çok şehirde sanayi onlar sayesinde ayakta duruyormuş. AK Parti Genel başkan yardımcılarından biri öyle demedi mi?

Halbuki bu memlekette herkes okutacak, herkes üniversite mezunu olacak diye bir zorunluluk olmamalıdır. Çünkü bu memlekette bütün iş imkanları sadece üniversite mezunlarına göre değildir. Öyle işler vardır ki temel eğitimin dışında bir okulda okumayı gerektirmemektedir. Bu alanlarda çalışmak isteyen insanlar için 12 yıllık zorunlu eğitim mutlaka düşürülmelidir. Böylece sanayici ve işi adamları da çalıştıracak eleman bulaşmış olur. Ayrıca AK Parti Genel başkanının dediği gibi ülkemiz çalışacak eleman konusunda Suriyelilere bağımlı olmaktan da kurtularak tam bağımsızlık konusunda önemli bir adım atmış olur.

Tabi bunlar benim görüşümdür. Mesleğim gereği, öğrenci ve velilerimizle sürekli irtibat halinde olduğum için ülkemde yaşayan büyük çoğunluktaki insanların da benim gibi düşündüğünü biliyorum. Ama maalesef yöneticilerimiz bizim gibi düşünmediklerinden dolayı ülkemizdeki eğitim ve işsizlik sorununun uzun vadede çözüleceğine inancım asla tam olmadı, olmayacak…

Rıza Bozdağ
10 Ağustos 2021 Salı
Kayseri

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.