Dolar 15,8890
Euro 16,7821
Altın 927,36
BİST 2.394,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 23°C
Az Bulutlu
Kayseri
23°C
Az Bulutlu
Çar 15°C
Per 14°C
Cum 20°C
Cts 23°C
https://www.habererciyes.com/wp-content/uploads/2021/09/WhatsApp-Image-2021-09-29-at-13.00.43.jpeg

YEŞİL GÖZLÜ SARI SAÇLIDAN “KARA GÖZLÜME!”

YEŞİL GÖZLÜ SARI SAÇLIDAN “KARA GÖZLÜME!”
A+
A-
07.03.2022
2.548
ABONE OL

İnsanın yaratılışı mükemmeldir; rengi, teni, dili, boyu, cinsiyeti, endamı pek fark etmez. Çünkü hepsi “ahsen-i takvim suretinde” yaratılmıştır. Bunun için yaşadığı kıtası, ülkesi, coğrafyası, bölgesi, şehri ve köyünün çok büyük bir önemi yoktur.

İnsanın umum-i manada değeri böyle bilinir/bilinmelidir.

“Mazlumiyette” de böyle değerlendirilmelidir.

Onun için “siyahın beyaza, beyazın siyaha hiçbir üstünlüğü yoktur!” Fermanı Nebi(ASV) asırlarca hayat prensibimiz olarak süre geldi ve “üstünlüğün ancak takvada” olduğu İslam coğrafyasında ilmik ilmik işledi/yaşandı!

Devran döndü dünya hâkimiyeti Haçlı ve türevleri,ateist ile Budistlerin ellerine geçince iş değişti.

Ancak 20. Yüzyılda (10 Aralık 1948 de) “İnsan Hakları” deyebildiler… Yüzyıllar boyunca “insanların hakları” yokmuş gibi davrandılar! Halende hesaplarına gelince böyle davranırlar.

Ama hiçbir zaman “cahiliye devrinden” de geri kalmayarak insanları katletmeye devam ettiler!

Sekiz-on gün önce tüm insanlık bu “karanlık zihniyeti” bir kez daha gördü

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasından sonra Avrupa’ya giden göçmenlerin kabulünde:

“Bunlar bize benziyor: yeşil gözlü ve sarı saçlı” dediler.

Bağırlarına basıp devletlerine kabul ettiler.

Kara gözlü siyah tenlileri önce trenlerden indirdiler ve ardından da harp bölgesinden ülkelerine gitmelerine bile pek kolaylık göstermediler. Daha önce Ege Denizinde botlarını delip denize gömdüklerine benzer şekilde davrandılar!

“Irkçılığın” alasını yaptılar!

Eğer biri batının “ırkçı” olmadığını söyleyecek olursa:

Boyu kadar “yalan” söylüyor demektir.

Bizim hayat prensibimizde mazlumun “rengi, dini, milleti, cinsiyeti sorulmaz; mazlum mazlumdur!”

Halk edebiyatımızda göz rengi ile ilgili o kadar güzel şiirler var ki, her biri ayrı bir değer!

Onlardan bir kaçını yazalım ki, bizde tüm renklerin ne kadar şirin bir “zenginlik” olduğu görülsün!

Çanakkale muharebelerinde siperde nöbet tutan yanık sesli kahraman Erzurumlu bir nefer her gece nişanlısına selam gönderircesine:

“Ela gözlüm ben bu elden gidersem

Zülfü perişanım kal melul melul!

Kerem et aklından çıkarma beni Ağla gözyaşını sil melul melul!” dermiş…

Bir başka şair “kara gözlüm şirin sözlüm” derken, bir diğeri:”Yeşil gözlerini ufkuma ger ki” diye devam eder ve Tatlısesin yorumu ile çok meşhur olan “mavi mavi masmavi gözleri boncuk mavi” şeklinde sürüp gider halk edebiyatımızda göz renkleri…

Yani Anadolu insanımız, bu tüm “göz renklerine” şiirler yazmış, hasret ve sevgisini belirtmiştir!

İnancımızda tüm göz renkleri

Ve tüm saç ve ten renkleri

Güzeldir!

Hem de o kadar güzeller ki, biri birinden “ayırmak” asla mümkün değildir!

Allah bize o kadar harikalarla dolu bir vatan vermiş ki, bu “hoşgörüyü” yarattığı

Kediler de bile görmek mümkündür!

Bilindiği gibi dünyada emsali olmayan Van kedilerinin gözleri farklı iki renklidir; mavi ve kehribar-sarı diye…

TRT KÜRDİ’yi dinlerken bu göz ve saç rengi haberi şöyle geçti:

“Ewropa por zer u caw şîna dibe navaxa. Le bele por reş u caw beleka nagire navaxa!”(Avrupa yeşil gözlü sarı saçlıları kabul ederken; siyah saçlı kara gözlüleri kabul etmiyor!)

Suriye de, Irak’ta, Afganistan’da, Libya’da, Filistin’de, Sudan da, Pakistan da, Hindistan da, Arakan da, Yemen’de…siyah saçlı kara gözlüleri katlederlerken, Bosna Hersek, Doğu Türkistan ve Çeçenistan’da da “sarı saçlı, yeşil ve kumral gözlü” Müslümanları katlederek soy kırımlar yaptılar Çinliler, Ruslar, ABD’liler,

vrupalılar ve Hindular!

Açlığın pençesine bıraktıkları hariç!

Meselenin göz ve saçın “rengi” değil aksine o insanların “inancı” olduğunu öğle bir gösterdiler ki “kör gözler” bile görmek zorunda kaldı!

Anadolu Kültür coğrafyasında biz Müslümanlar Hz. Mevlan’ın “gel, ne olursan ol yine gel!” ifadelerinde müşahhas olan anlayış hayat tarzımızdır.

Çünkü biz “yaratılanı sev, Yaradan dan ötürü!” her rengi severiz!

Bu yüzden bütün göz renkleri bizde sevgili birer “mozaiktir”

Ne diyelim Erzurumlu askerin türküsündeki bir kıta bizi biraz daha duygulandırır:

“Beni ağlatırsan doyma yaşına Ağla gözyaşını sil melul melul!” deyişi.

Medeniyetimizde göz ve ten renkleri hiç kimsenin üstünlük veya aşağılanma “vesilesi” değil ve olamaz! Onun için tüm göz renkleri size selam olsun!

Ey yeşil, ela, kumral, mavi ve kara gözlüm!..

Sen anladın mı?

“Por zer u cav şînamin!”(Sarı saçlım yeşil gözlüm!)

“Gözünü yediğim” sen anla ki;

Ardından “medeni”(!) batı ve Avrupa da belki bir gün anlar!..

                                                                                                       Mehmet Şerif GÜNDÜZ

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.