Dolar 15,9716
Euro 16,8443
Altın 938,98
BİST 2.393,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 15°C
Açık
Kayseri
15°C
Açık
Cum 21°C
Cts 23°C
Paz 17°C
Pts 15°C
https://www.habererciyes.com/wp-content/uploads/2021/09/WhatsApp-Image-2021-09-29-at-13.00.43.jpeg

VATANIMIZ GENE Mİ ELDEN GİDİYOR? – 1

A+
A-
14.08.2021
15.876
ABONE OL

“Şeytan sizi fakirlikle korkutup çirkin çirkin şeylere teşvik eder. Allah da lütfundan ve bağışlamasından birtakım vaatlerde bulunuyor. Allah’ın lütfu geniştir. O herşeyi bilendir”. (2/Bakara: 268)

İlk görev yerim Manisa’nın Gördes ilçesi idi. Burası Manisa merkez’e 110 km uzaklıkta, dört bir tarafı ormanla kaplı, heyelan tehlikesi yüzünden 1950’li yıllarda şimdiki yerine taşınmış, hani hep derler ya, kelimenin tam anlamıyla “Şirin mi şirin” küçük bir ilçemizdir. Bizim gibi dışardan gelmiş devlet memurları, hele hele öğretmenler için ideal bir ilçe idi. Orada çok kalıcı dostluklar edindim.

Gördes’in merkeze uzak ve küçük bir ilçe olması, ilçede bulunan hemen hemen herkesle uzaktan yakından tanışma imkanı veriyordu. Biz öğretmenler olarak sık sık öğretmenevine gider oraya gelen öğretmenlerle sohbet eder, çay içer, televizyon seyreder, en çok da satranç oynardık. Bu küçük ve mütevazi öğretmenevinde kaymakam, savcı ve hakimler için ayrılmış bir oda vardı ve sadece o odada oyun oynanırdı. Ayrıca o odaya girip oturan olursa kaymakam tarafından fena halde azarlanırdı.

Gördes öğretmenevinde, yaşı benden büyük olduğu için “Naci abi” diye hitap ettiğim ve çok sevdiğim bir görevlimiz hizmet ederdi. Naci abi açık sözlü, dürüst, gözünü budaktan esirgemeyen, aynı zamanda çok beyefendi bir insandı. Vatan ve millet sevgisi ile dopdolu, çok mert, yiğit bir Türk insanı idi. Zaten bu yüzden gençliğini ülkücülük davasına feda etmiş bir serdengeçti idi.

Naci abi tam bir görev adamı idi. İşini çok büyük bir özveri, sorumluluk ve ciddiyetle yapardı. Öğretmenevine gelip de kendisinden bir bardak çay isteyen herkesin kaç şekerli çay içtiğini veya çayına şeker atıp atmadığını, maden suyunu bardakta mı, şişede mi içtiğini bilirdi. Hatta Gördes’ten tayinim çıkıp ayrıldıktan bir sene sonra ziyarete gittiğimde bir bardak çay istemiştim de çayın yanına tek şeker koyup getirmişti. Naci abi, benim çayı tek şekerli içtiğimi hâlâ unutmamıştı.

Ben her zaman, Naci abi gibi vatanperver ve vazifesine düşkün bir adamın niye böyle hizmetli kadrosunda kaldığını düşünür, bundan dolayı onun ve memleketim adına üzülürdüm. Keşke o ve onun gibi adamlar daha üst makamlarda olsalardı memleketimiz adına ne büyük kazanç olurdu…

Ama değildi işte! Peki niye değildi? İşte onu bana bir bizzat Naci abi kendisi anlattı. Bana dedi ki:

“Hocam, gençliğimi vatan ve millet sevdası ile ülkücülük davasına feda ettim. Bize “Komünistler Türkiye’yi ele geçirecekmiş, onlara karşı ülkemizi savunmalıyız” dediler, biz de kellemizi koltuğumuzun altına alıp komünistlere karşı vatanımızı savunduk. Bundan başka idealimiz yoktu. Gözümüz hiç bir şeyi görmüyordu. Ne okulu görüyorduk ne de başka bir şeyi… Gençliğimizden kaynaklanan zevklerimizi bile ötelemiştik. Bir gün komünist dediğimiz kişilerle aramızda çok büyük bir kavga çıktı. Polis, hepimizi toplayıp karakola götürdü. Bir polis memuru bize ‘Oğlum, sizin derdiniz ne? Niye kavga ediyorsunuz?’ diye sordu. Biz de ‘Komünistler ülkemizi ele geçirecekmiş, onlara karşı mücadele ediyoruz’ dedik. O polis memuru bize ‘Oğlum siz kafayı mı yediniz? Bu devletin askeri var, polisi var… Bu işler onların işi ve vazifesidir. Siz asker misiniz, polis mi? Siz kendi işininize bakıp adam gibi okuyarak bu vatana ve millete hizmet etmeye çalışsanıza! Sizin bu ülkeye yapacağınız en büyük hizmet budur!’ dedi. Valla doğruydu be hocam! Devletin askeri ve polisi varken, onlar işini doğru dürüst yapmıyor diye, onların işini biz yapmaya kalktık ve ne zarar verdiysek hem kendimize hem de ülkemize verdik. Gün geldi asker olaya el koydu ve her şey birden bire kesilip bitti. Bugün ise benim dönem arkadaşlarımdan en kötüsü okul müdürü… Bir de bana bak! Gördes öğretmenevi hizmetlisi Naci!”

Rıza Bozdağ
13 Ağustos 2021 Cuma
Kayseri

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.