Dolar 15,8728
Euro 16,7977
Altın 927,01
BİST 2.394,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 23°C
Parçalı Bulutlu
Kayseri
23°C
Parçalı Bulutlu
Çar 15°C
Per 15°C
Cum 20°C
Cts 23°C
https://www.habererciyes.com/wp-content/uploads/2021/09/WhatsApp-Image-2021-09-29-at-13.00.43.jpeg

SENARYOLAR

A+
A-
02.03.2022
13.720
ABONE OL

James Rıckards tarafından kaleme alınan kitaptan kriz senaryoları ile ilgili bir bölümü sizlere aktarmak istedim. Abd nin  önceki yazılarımda bahsettiğim çöküşlerin bizlere nelerle karşılaşabileceğini senaryolar şeklinde anlatmış. Bende sizlere kur savaşları adlı kitabından, karşılaşacağımız muhtemel sorunların tedbirlerini alabilmemiz açısından, bilgilendirme amacı ile aktarıyorum. Bu senaryoların gerçekleşmesi,  sonuç olarak değerlendirilmemeli, ancak tedbir maksadı ile göz önünde bulundurulmalıdır.

                        Kur  savaşlarının ve dolar değerinin sürekli düşürülmesinin en olası sonuçları yatırımcı güveninin onarılmaz biçimde yitirilmesi ve hükümetlerin bu olumsuzlukla başa çıkmak gayretiyle sistemi ayakta tutabilmek amacına yönelik acil tedbirler almasıdır. Sistem, muazzam ölçekte genişleyen farazi türev sözleşmelerini ve batamayacak kadar büyümüş bankalardaki kaldıraç mekanizmasını taşıyamayacak noktaya hızla yaklaşmaktadır. Bir çöküşün başlaması için tiyatro örneğimize atıfla, salondan bir kişinin kaçması dahi yeterli olabilecektir. Gelin şimdi aşağıdaki senaryo üzerinde biraz düşünelim:

                     Tetikleyici olay İspanya’da başlar. Ülke kısa süreliğine vadesi gelmiş borçlarını çeviremeyeceğini belli etmiştir. Fransa ve Almanya bir kurtarma paketi hazırlar ama güven ortamı fena halde sarsılmıştır. Aynı gün Fransa’da yetkili bir devlet tahvili satıcısı iflasını ilân eder. Ürken bir Hollandalı emeklilik fonu, birikimlerini altına dönüştürmeye başlar ve Euro krizinin dolara sıçrayacağı düşüncesiyle de doların “sat” düğmesine basar. Aynı anlarda Cenevre’deki bir hedge fonu da dolardan çıkmaya başlar. Doların hızla değer kaybetmeye başlaması üzerine, önceden belirlenmiş zarar limitlerine ulaşan diğer traderler de “stop loss” (zarar durdurma) düğmesine basarak dolar satmaya başlarlar. Hedge fonları, zararlar büyüdükçe, teminat tamamlama taleplerini karşılayacak nakdi toplamak için ABD hisse senetlerin satmaya başlarlar. Altın, gümüş, platin, petrol fiyatları fırlar. Brezilya, Avustralya, hatta Çin hisse senetleri bile güvenli limanlar gibi görünmeye başlarlar. Doların düşmesi, dolar cinsinden fiyatlandırılmış her türlü menkul kıymetin de değersizleşmesine yol açar. Kontrolün kaybolduğu ortamda her kafadan “her şeyi sat” çığlıkları yükselmeye başlamıştır. Faizler alır başını gider. Birbiriyle bağlantılı piyasalardaki bankalar, finans kurumları, traderler arasında akıl almaz bir telefon trafiği başlar. İletişim sıkıntıları yaşanır. Bazı piyasalar sahip oldukları yetkiye dayanarak, zararların belli bir miktarı aşması nedeniyle borsa işlemlerini durdururlar. Artık hükümetlerin ilk savunma hattını kurmak amacıyla müdahale zamanı gelmiştir.

                         Savunmanın biçimi, merkez bankalarının koordineli olarak muazzam miktarlarda dolar ve ABD devlet tahvili alması olarak belirlenir. Gerekli onayların alınmasından sonra seferberlik New York saatiyle 14.00’de başlar. FED, büyük bankaların işlem masalarını dolar ve tahvil için “al”, diğer güçlü para birimleri için “sat” emirleriyle doldurur, basına da işlem sınırlarının “limitsiz” olacağı yolunda bilgi sızdırılır.  tahvil almak için para basmaya başlar ama panik öncesinde o kadar fazla basmıştır ki artık dayanma gücü sorgulanır hale gelmiştir. Satıcılar tahvil satışından elde ettikleri dolarları, zararın neresinden dönülse kâr hesabıyla ucuza elden çıkarıp Asya hisselerine ilâveten, Kanada, Avustralya, İsviçre Ve G. Kore parası almaktadır. Ancak kâğıda olan güven kaybı nedeniyle emtia ve tarım arazisi fiyatları tırmanışa geçer. Yeni güne giren Asya ve Avrupa borsaları piyasalara soğuma şansı vermek için borsalarını birer birer kapatırlar. Bunu, yükümlülüklerini yerine getiremeyen bankaların kapanması izler. Gözler Beyaz Saray’a çevrilir. Doların çökmesi Birleşik Devletlere duyulan güvenin kaybedilmesi ile aynı şeydir. FED ve Hazine bunalımdadır ve artık güveni, yalnızca olağanüstü zamanlarda kullanabileceği (pek de bilinmeyen) bazı yetkilerle donatılmış olan ABD başkanı tesis edebilecektir.

                        Askeri jargonda “nükleer güç” seçeneğine denk gelen bu yetkinin dayanağı “Uluslararası Acil Ekonomik Güç (IEEPA)” yasasıdır ve kullanımı iki ön koşula bağlıdır: ABD’nin ulusal güvenliğine ve ekonomisine yönelik bir tehdit olması ve bu tehdidin dışardan kaynaklanması. Başkan vakit geçirmeden diktatörlerin kine benzeyen bu yetkisini kullanır ve akşamüzeri 6.00’da kaygı içindeki dünyaya, hepsi aynı anda devreye girecek şekilde aşağıdaki emirleri yürürlüğe koyduğunu ilân eder:

                      Banka kasalarındaki gerçek kişilerin ve yabancıların mülkiyetindeki tüm altınlar ABD hazinesinin mülkiyetine geçecek ve West Point’deki ABD altın deposuna sevk edilecektir. Altın sahiplerine sonra belirlenecek uygun bir tazminat ödenecektir.

                     FED sisteminde elektronik hesap kaydı biçiminde tutulan ABD hazine yükümlülükleriyle ilgili tüm yabancı varlık transferleri derhal askıya alınacak, hamilleri ileride faiz ve ana parayı alabilecek ama satış ve transferlere izin verilmeyecektir.

                    Tüm finans kurumları ABD hazine yükümlülüklerini defterlerine nominal değerlerinden kaydedecek ve bunlar vade bitimine kadar elde tutulacaktır.

                    Borsalar derhal kapanacak ve yeni duyuruya kadar kapalı kalacaktır.

                    ABD’den altın ihracı yasaklanmıştır.

                    Finans kurumları finansman ihtiyacını karşılamak maksadıyla yeni ihraç edilecek ABD tahvillerini satın almak için çabalarını koordine edilecektir.

                    “Seçkin iktisatçılardan” oluşan partiler üstü bir komisyon, otuz gün içinde paniği inceleyecek ve uygun reform önerilerinde bulunacaktır.

                     Bir değer deposu olarak dolar, kendisine duyulan güveni kaybetmiş ve çökmüştür. Artık aynısını çoğaltmanın bir anlamı kalmamıştır. Yeni para biriminin mutlaka altınla desteklenmesi gerekecektir. El konulan altınlarla bu mümkündür çünkü bu sayede ABD artık tüm resmî altın rezervlerinin 57’sine sahip hale gelmiştir, yâni yeni küresel finans sisteminin şekillenmesinde büyük söz sahibidir. Altınla desteklenen dolar dünyada yeniden arzu edilir bir meta haline gelir ve bu işin içinden kur savaşlarının galibi olarak çıkar. Reformlar yapılır, ortalık yavaş yavaş normale döner, hayat “Yeni Kral Dolar” ile yoluna devam eder…

                    Ya da etmez! Diğer olası senaryolar arasında, durdurulamaz bir finansal çöküş, ardından kamu düzeninin yaygın biçimde bozulması ve sonunda fiziki alt yapının çökmesi de bulunuyor. Aşırı ve cebri müdahaleleri (muhtemelen Asya ve Rusya’da) mülkiyetin toptan millileştirilmesi, sınırların kapatılması, üretken kapasitenin ihracat yerine iç ihtiyaçlara yönlendirilmesi de dışlanamayacak olasılıklardandır. Bu durumda dünya bir dizi otarşik bölgeye ayrılacak ve global ticaret çökecektir.

                                                                                                                        İbrahim YEMLİHALIOĞLU

                                                                                                                                                              28/02/2022

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.