SON DAKİKA
Kızıldeniz'in 'istilacısı' aslan balığı Ege'de de yayılıyor
İkinci el online oto pazarında eylülde en çok satılanlar belli oldu
Şanlıurfa turizminin lokomotifi Göbeklitepe oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi kabul edecek
Sudan'da ordu birlikleri Başbakan Hamduk ve koalisyon hükümeti ortağı partilerin liderlerini gözaltına aldı
Almanya'da Türklerin oturduğu daireye molotofkokteyli atanlar serbest bırakıldı
Türk Yıldızları'ndan Fethiye'de muhteşem gösteri
Türkiye'de 24 bin 792 kişinin Kovid-19 testi pozitif çıktı, 195 kişi yaşamını yitirdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kadınlarımızın eğitim ve üretim alanında katettikleri mesafe tarihi bir başarının ifadesidir
Milli Eğitim Bakanı Özer: Halk eğitim kurs sertifikaları e-Devlet kapısından alınabilecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son bir yılda üçüncü kez Azerbaycan'a gidiyor
Suriye Anayasa Komitesi görüşmelerinde süreç, Esed rejiminin uzlaşmaz tavrıyla tehlikeye girdi
'Sinan' operası AKM'de ilk provasını yaptı
Özbekistan'da cumhurbaşkanlığı seçiminin geçerli sayılması için yeterli katılım sağlandı
Nadir görülen step kertenkelesi Doğu Anadolu'nun zorlu coğrafyasında yaşıyor
'Aşkların ve imparatorların şehri' Sagalassos'ta hareketlilik artıyor
Küresel ısınma yüzünden caretta carettaların güzergahı değişti
Başkentin kültür adası 'CSO Ada' uluslararası kültür ağının da önemli parçası olacak
Meclis bu hafta Irak ve Suriye ile Lübnan tezkereleri için mesai yapacak
Kış turizminin gözdesi Uludağ kayak sezonuna hazırlanıyor
Dolar 9,6090
Euro 11,1880
Altın 557,95
BİST 1.489
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 13°C
Yağışlı
Kayseri
13°C
Yağışlı
Sal 15°C
Çar 19°C
Per 18°C
Cum 18°C
https://www.habererciyes.com/wp-content/uploads/2021/09/WhatsApp-Image-2021-09-29-at-13.00.43.jpeg

Ne istediğini bilinceye kadar, istediğini alamazsın

A+
A-
16.04.2021
11.368
ABONE OL

avaşlar veya ekonomik çöküş gibi krizler, toplumların güçlü ve zayıf yönlerini ortaya çıkarır ve bunların nasıl organize edilebileceği ve organize edilmesi gerektiği konusundaki düşünceyi değiştirir. Pandemi, sosyal sözleşmenin yeniden değerlendirilmesini, özellikle riskin bireyler, işverenler ve devlet arasında nasıl paylaştırılması gerektiğini zorladı. Covit-19 mali teşvik paketleri, küresel finans krizinin müdahalelerini bile küçük bir karar gibi gösterdi. Refah devletinin genişlemesi, yaşayan hafızanın en büyüğü olmuştur. Devletin bankalardan ziyade vatandaşları kurtarması, tarihinde yeni bir sayfa açabilir. Gelecekte kurumlar ve işletmeler ancak stratejik oluşum gerçekleştirenler ayakta kalabilirler, bunları gerçekleştiremeyenler gelecekte olmayacakları kanaatindeyim.

                       Hükümetin gerçekleşebilecek olayları önceden öngörerek pozisyon almak için plan yapması  ve stratejik diplomasiyi konuşlandırması,  halkımız için güvenli  bir şekilde yaşamların gerçekleştirilmesine,  endüstrinin, akademinin ve hükümetin tüm sektörlerinde inovasyon yoluyla uluslararası rekabet gücünün geliştirilmesine öncelik vermesi gerekiyor. Özellikle, ekonomimiz  güvenliği için gerekli olan temel teknolojileri, gelişen teknolojileri ve stratejik emtiaları tanımlaması gereklidir. Bu başarıldıktan sonra hükümetin bir sonraki acil görevi, hassas teknolojilerin korunmasını ve stratejik malların stoklanmasını ve arzının istikrarını sağlamak için mekanizmalar geliştirmek olacaktır. Özellikle ulusal güvenlik açısından önemli olan hassas teknolojilerle ilgili olarak, ülkemizde teknolojik gelişmenin ve endüstriyel altyapının güçlendirilmesine ek olarak hükümet, uluslararası ortak araştırmalara katılımı mümkün kılmak gibi Türkiye’nin rekabet gücünün iyileştirilmesine yol açacak sistemler tasarlamalıdır. Kurumlar, konu olan teknolojilerini uygun çerçeveler içinde yöneteceklerdir.

                         Şaşırtıcı bir oranda değişen uluslararası bir durumun ortasında Türk şirketlerinin ekonomik faaliyetlerini rahatlıkla yürütebilmeleri için, tek tek ülkelerdeki durumu hızlı ve doğru bir şekilde kavramaları ve buna göre yanıt vermeleri çok önemlidir. Bu amaçla, hükümet ve şirketler, ekonomik alandaki istihbarat işlevlerini daha da güçlendirmeli, olası tüm riskleri göz önünde bulundurmalı ve buna göre harekete geçmelidir. Bu tür zamanlarda, hem bilgi toplama hem de eylemde ortak güvenlik çıkarlarını paylaştıkları ülke ve bölgelerle ilişki kurmalıdırlar.

London School of Economics ( lse ) başkanı Minouche Shafik, sosyal sözleşmeyle ilgili yeni bir kitapta , “Pek çok ülkede gözlemlediğimiz siyasi kargaşa, ne yaptığımızı yeniden düşünmezsek bizi neyin  beklediğinin sadece bir öngörüsü olarak kalır, bunu başarmak için birbirimize borçluyuz.

                      Strateji sözcüğünün Yunanca stratos (ordu) ve agein (yönetim) kavramlarının birleşiminden ortaya  çıkmış olduğu düşünülmektedir. Askeri strateji,  tarihsel olarak savaşların belirsizlik ve risklerine karşı gerek duyulan taktikleri de içerir. Orduların başta  asker sayısı olmak üzere, silah, muhimmat, taşıt araçları, giyecek, yiyecek, su ve zaman gibi sınırlı sayıda kaynakları kullanarak hedeflerine ulaşmaları gerekir. Aynı  zamanda, benzer gayretler içindeki rakiplerine karşı daha çabuk, verimli ve etkin olmaya çalışmalıdırlar. Bütün  bunlara ek olarak, rakibin her aşamada

ne şekilde davranacağını  ön görerek hazırlık yapılmalıdır. Savaşta yönetim hatalarının hayati

ve ağır sonuçlarının olabilmesi, orduların diğer kurumlardan çok önce strateji kavramlarını

geliştirmelerine ve kullanmalarına neden olmuştur. Stratejik başarısızlığın ordular için

yaşamsal önemi, stratejinin neden kurmay subaylar tarafından geliştirildiğini açıkça

gösterir. Tarihe büyük başarıları ile iz bırakan devlet adamlarının hikayeleri ilginç strateji

dersleri içerir. Cengiz Han, Atilla,  Sezar, Timur ve Kanuni gibi büyük devlet adamlarının o dönemdeki olanaklarla kurdukları imparatorluklar, hükmettikleri alanlar hayret verici büyüklüktedir. Günümüzde bile bir ordunun İstanbul’dan  Viyana’ya sefere gidişinin ne kadar karmaşık bir planlama gerektirdiği ortadadır. Büyük  komutanlar buna ek olarak çeşitli  destek güçleri devreye sokarak, şaşırtmaca taktikleri ve pazarlıklar içeren karmaşık stratejilerle büyük  alanların fethedilmesini ve yönetilmesini başarmışlardır. Bunu anlatırken bir örnek olarak Hz. Ebû Süfyan(ra) hayatındaki uygulamış olduğu devlet kurulmasını sağlamak için nasıl bir strateji uyguladığını ve emevi devletinin temellerini nasıl oluşturduğunu anlatmaya çalışacağım.

                  Hz. Ebû Süfyanın (ra)  strateji uygulamasındaki mahareti  dikkat çekmektedir. Emevi i devletinin kurulmasında oynamış olduğu rolüne dikkat edilmesi önemlidir.  Peygamber efendimizin (sav)nin ahrete intikalinden sonra nasıl bir strateji uygulayacağını karar vermiş. Bunu yaparken dünyada o güne kadar devlet yönetimlerinde uygulanmış bütün sitemlerin olumlu ve olumsuz yönlerini incelemiş kendi nasıl bir devlet yönetim sistem oluşturmasını  ve hedefine nasıl ulaşabileceğinin eylem planını oluşturmuş. Bu arada kendisini biliyorsunuz Peygamber efendimizin (sav) kayınpederidir. Peygamber efendimizin (sav)  eşi  Hz. Ümmü Habîbe (ra) dır. Bu sayede Hz. Âişe (ra)la irtibat kurması kolay olmuştur. Hz. Ebû Süfyan (ra) Hz. Âişe (ra) na kızı vasıtasıyla yapacağı ve stratejisinde uygulayacağı bütün bilgileri aktarıyor ve onun düşüncelerine çok önem veriyor, ona karşı çok açık bir strateji kullanıyor, çünkü ) Hz. Âişe (ra) İslam toplumu üzerindeki etkisini kullanmayı amaçlamıştır. . Hz. Ebû Süfyan (ra) İslami yönetim sistemi olan halifelik fikrini oluşturulmasında öncülük etmiş, yönetim kimliğinin oluşması için önerilerini kabul ettirmiş ilerde kurulacak olan emevi devletinin temellerini  atmayı  amaçlamıştır. .   Hz Ebu Bekir( ra) nın halife olarak seçilmesi sırasında Hz. Ali (ra) nın yanındaymış gibi yapmış fakat onun seçilmemesi için elinden geleni yapmış. Çünkü Hz. Ali (ra)  halife seçilmesi halinde biliyordu ki daha sonra babadan oğla geçecek bir yönetim şekli oluşacakdı. Bu riskli durumu yok etmesi için Hz Ebu Bekir( ra)  halife seçilmesini sağlaması gerekliydi.  Hz Ebu Bekir( ra)  nın halife seçilmesinde ön ayak olması ve seçilmesini sağlaması sayesinde gelecekteki kuracağı devletin temelini atmış bulunmaktadır.

                            Hz.  Ebû Süfyan (ra) oğluna vermiş olduğu önerilerde bulunmuş  “Ey oğulcuğum! Şu Muhâcir topluluğu bizi geçip geride bıraktılar. Onların bizden önce İslam’a girişleri derecelerini yükseltti. Allah ve Rasûlü katında da onları kıdemli yaptı. İslam’a geç girişimiz bizi geride bıraktı. Onlar lider ve önder oldular, biz ise onlara tâbi olduk. Seni önemli bir işe tayin ettiler. Onlara muhalefet etme. Sen bir süreye kadar valilik yapacaksın. Elinden geldiği kadar gayret sarf et. Eğer görevini hakkıyla yerine getirirsen bu görevi senden sonrakilere miras olarak bırakırsın” diye nasihatte bulunuyordu. Bu rivâyetler Hz. Ebû Süfyan(ra) ailesinin itibar ve makama olan heveslerini göstermesi bakımından dikkat çekicidir. İslâm’a geç girmiş olmanın kendilerine itibar ve makam kaybettirdiğini belirtmesi, pişmanlığın yanında eski itibarlarına duyulan özlemin de ifadesi ve devlet kurmanın işaretini ortaya koymaktadır.

                         Finlandiya’yı örnek verebiliriz.  Bu ülke mücadelesinde birçok görmeyen gözlerin görmesini sağladı. Çevresine bilgi ışıkları saçtı, uyuyan kitleleri uyandırdı.  ülkeye bak,  doğal zenginliklerden yoksun, kıraç göllerle dolu bir ülke olan Finlandiya’ya bak! Orası bir zamanlar işgal altındaymış, yabancı kamçısı altında inlemekteymiş. Bu ülke, 160-170 yıl içinde akıllara durgunluk veren bir devrim yapmış, ileri ülkelerle yaptığı yarışta rekor kırmış. Bu ilerlemeyi de öyle büyük bilim adamları, güçlü liderleri olmadan yapmış. Ama güçlü nesiller, büyük yurtseverler, çalışmayı seven yurttaşlar, inançları granit gibi sağlam bir toplum yaratmışlar. Ülkenin yetiştirdiği bu insanlar, isimsiz kahramanlar, yer altında çalışan işçiler, halkın aydınlanması için çalışan kültür savaşçılarıdır. Yalnızca yurtlarını ve halklarını düşünmüşler ve bu uğurda her şeylerini feda etmekten çekinmemişlerdir. Bir kez de tükenmez doğal zenginliklere ve doğal güzelliklerine sahip olan kendi ülkemizi düşünün.  Bu durum karşısında sıkılmaz mısın, utanmaz mısın?  O halde harekete geçmeyi bilmeliyiz.

                        Birde günümüzden örnek vermeyi uygun görmekteyim. Apple şirketinin kurucusu Steve Jobs’ı  verebiliriz. O 1985 yılında kendi kurduğu şirket olan apple’dan kovuldu. Fakat daha sonra batma durumuna gelen şirketin başına 1997 yılında geri getirildi. Aslen Kayserili olan Steve Jonbs dedeleri  Suriye’ye göç etmişler daha sonra babası ABD’ye göç etmiştir. Bunu bir bilgi olarak sunmak istedim.  Şirketin başına getirildikten sonra kendisinden  önce bütün anlaşmaları, şirketin gerçekleştirmiş olduğu ticari faaliyetleri, çalışanların durumlarını, şirketin genel durumunu incelemiş bu duruma göre stratejik eylem planı oluşturmuş. Bill Gates’le daha önceki anlaşmalara göre yeni bir anlaşma imzalayarak şirketin kurtulmasını sağlamıştır. Bu anlaşma 150 milyon dolarlık anlaşmaydı. Bu parayla şirketi kurtarmış, 2003 yılında Abd rekabet kurlu Bill Gate büyük bir miktarda ceza uygulamaya karar vermiş. Bill Gate apple yapılan anlaşmayı göstererek bu cezadan kurtulmuş 150 milyon dolarlık apple hissesini satmak zorunda kalmıştır. Bu işlem sonucunda Steve Jobs telefonda yapmak istediği şeyleri gerçekleştirmesi için işlemciye ihtiyacı vardı. Bu işlemci hakkında teknik ekibine bilgiler vermiş çalışmalar yapmalarını istemiş arm işlemci çalışmalarına hız vermişler, fakat her altı ayda bir teknik ekipleri Toshiba teknik ekipleri ile bilgi alış veriş yapılıyordu.  Japonya ‘daki  2005 yılındaki toplantıda konuşurken bir işlemci yaptık dediler, işlemcinin özelliklerini anlattılar Steve Jobs ın istediği özellikleri taşıyordu. Bu işlemciyi haber veriyorlar, işlemciyi satın almak istiyorlar  hemen  Toshiba ne kadar fiyat istediklerini sorarlar ve 10 milyon dolar istemişler,  derhal hesaplarına parayı transfer ederek satın almışlar ve apple telefonun temelini atmışlardır.  Bu gün iki trilyon doları geçmiş bir şirketin iflastan bu duruma gelmesi sağlanmış bulunmaktadır.

                      Stratejik planlama, işletmenin geleceğini belirleyen tepe yöneticilerinin, çevre ve işletme faaliyet sonuçlarına dönük çalışma, sistematik düşünce ve analizlerini kapsar. Bu yaklaşımda başarılı olmak için, öncelikle tepe yönetimin desteği ve kararlılığı gereklidir. Stratejik plan, işletme içinde hazırlanan diğer bütün planlama faaliyetlerinden ve raporlarından etkilenmektedir. Bu faaliyet raporları, işletme içi fonksiyonlarının geçmiş durumlarını ve geleceğe ilişkin tahminlerini gösterir. Bu raporlar, stratejik planların oluşturulmasında bir araç ve veri niteliği taşırlar.

                 Strateji düşüncenin en önemli kısmı kendinizi başkalarının yerine koyun ne yapacaklarını tahmin etmeyi bilmektir. Hayatta zor olan şey kendinizin dışına çıkmak rakiplerinizin ne yapacağını bilmeyi sağlamaktır. Bunun amacı ne yapacaklarını anlarsanız,i kendi yapmanız gerekli olan işleri kolay anlarsınız. Rakibimin getirilerini anlamadan yapacağım işler daha karmaşık olur. Kendi getirilerimizi anlamaktan, rakibimin getirilerini anlamak daha kolay olur.  strateji üç ila beş seneyi kapsayan planlı eylemdir.

                Bir şeyin varlığı bütün parçalarının varlığına, yokluğu ise bir tek parçasının yokluğuna bağlıdır. Böyle olunca, bütünü oluşturmak için bütün parçaları bir araya getirmek stratejinin amacıdır. Bu parçaları bir araya getiremeyen stratejiler gücünü ve varlığını göstermek için tahrip taraftarı olabilir. Bu stratejinin ruhuna uygun ayak uydurmamızı sağlayacaktır. Stratejide odaklanmayı kaybettiğimiz zaman esas kaybetmeye başlamamızdır demektir. Hayali olmayanların ideali olmaz, ideali olmayanın hürriyeti olamaz.

           Eylemsiz öngörü hayal görmek, öngörüsüz eylem karabasan görmektir. (Japon atasözü)

YORUMLAR

  1. Yaşar Şentepe dedi ki:

    Güzel yazı ama yazarın ismi belirtilmemiş.