Dolar 16,3730
Euro 17,5938
Altın 972,27
BİST 2.427,64
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 25°C
Parçalı Bulutlu
Kayseri
25°C
Parçalı Bulutlu
Cum 24°C
Cts 25°C
Paz 26°C
Pts 24°C
https://www.habererciyes.com/wp-content/uploads/2021/09/WhatsApp-Image-2021-09-29-at-13.00.43.jpeg

Kuraklık nedeniyle düşen debi 'su mercimeği kolonileri'ne yol açtı

Prof. Dr. Elipek, kuraklık ve sıcak havaya bağlı artan buharlaşmayla nehirlerde “lemna” adı verilen “su mercimeği kolonisi”ne ait yapıların oluşumunun arttığını söyledi.

Kuraklık nedeniyle düşen debi 'su mercimeği kolonileri'ne yol açtı
A+
A-
21.08.2021
980
ABONE OL

EDİRNE (AA) – Trakya Üniversitesi (TÜ) Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Belgin Elipek, AA muhabirine, dünyada ve Türkiye’deki en önemli ekolojik sorunun, kuraklık ve beraberinde getirdiği sıkıntılar olduğunu ifade etti.

Aşırı sıcakların etkisiyle yüzeysel su kaynaklarındaki buharlaşma ve azalan yer altı sularının besleyememesi nedeniyle nehirlerdeki su seviyesinin dip noktaya düştüğünü anlatan Elipek, şöyle devam etti:

“Tunca Nehri’nde yeşil oluşumlar gözleniyor. Bunlar ‘lemna’ adını verdiğimiz su mercimeklerine ait yapılar. Kurak dönemde atmosfere daha fazla su buharlaşması oluyor. Nehrin yağışlarla beslenememesi yine buharlaşan suyla beraber suyun içerisinde bulunan besleyici elementlerin artmasıyla ‘lemna’ dediğimiz fitoplanktonik organizmalar aşırı miktarda çoğaldı.”

Elipek, yosunsu tabakanın oluşumunun, büyük ölçüde, düşük debi ve yüzeysel akışın az olmasından kaynaklandığını vurguladı.

Durgun suyun bu tür yapıların oluşması için uygun bir ortam sağladığına dikkati çeken Elipek, şunları kaydetti:

“Esasında nehir bize bir mesaj veriyor burada. Kendini temizlemeye çalışıyor. En büyük sorunlarımızdan bir tanesi nehirde gözle göremediğimiz organik kirlilik yükü. Bunlar tarım arazilerinden gelen gübrelerden kaynaklı maddeler veya kanalizasyonlardan gelen organik kirlilik yükleri. Bu organik kirlilik yükünün nehirde fazla olması da bu su mercimeği ve benzeri organizmaların artışına neden oluyor.”

Prof. Dr. Elipek, kanalizasyon hatları, atılan çöpler ve tarımsal gübre atıklarının nehre karışmasıyla nehirdeki kirliliğin arttığına dikkati çekti.

Kirliliğin canlı yapısına ve ekosisteme zarar verdiğini aktaran Elipek, “Nehirde katı atıkları da görüyoruz. Bu atıklar nehirde parçalanmıyorlar ya da parçalanmaları için çok uzun süreler geçmesi gerekiyor. Özellikle tarımsal arazilerden gelen pestisitlere bağlı kirlilik de zaten organizmaların ölümüne sebep olurken aynı zamanda nehrin kendi kendini temizleme kapasitesinin de yok olmasına neden oluyor.” diye konuştu.

Elipek, nehirlerde oluşan yosun tabaklarının ve kirliliğin önüne geçilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Muhabir: Gökhan Zobar

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.