Dolar 18,5829
Euro 18,3876
Altın 1.024,81
BİST 3.484,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 21°C
Açık
Kayseri
21°C
Açık
Per 22°C
Cum 17°C
Cts 16°C
Paz 18°C
https://www.habererciyes.com/wp-content/uploads/2021/09/WhatsApp-Image-2021-09-29-at-13.00.43.jpeg

GEÇMİŞİNİ ANLAMAYANLAR, GELECEĞİNİ YAŞAYAMAZLAR

GEÇMİŞİNİ ANLAMAYANLAR, GELECEĞİNİ YAŞAYAMAZLAR
A+
A-
08.08.2021
42.728
ABONE OL

               Yazıma başlamadan önce geçen hafta babamı kaybettim. Allah razı olsun bütün dostlar baş sağlığı dilediler. Bundan dolayı bütün dostlarımıza teşekkür ederim. Acımızı paylaşarak bizleri yalnız bırakmadılar. Önceki yazımda Toplum-5 den ve ulusal devletlerin yok edilerek tek bir dünya devleti oluşturmayı amaçladıklarını, dinleri ortadan kaldırarak yeni bir din anlayışını gerçekleştirmeye çalıştıkları için ondan bahsettim. Ama onların bir hilesi varsa, hileleri yok edecek, bütün işlerin ona ait olduğu yaratıcımızın hesabı olduğunu, en son söz ve müdahale ona aittir. Fakat bizde onun rızası uğrunda çalışmaya devam edeceğiz, biz elimizden geleni yapmamız gerekli,  ihtiyacımız olan çabaları gösteririz, ondan sonra bütün işleri Allah’a bırakmamız gereklidir. Mesuliyetimizin farkına varmalı bu dünyaya geliş sebebimizi anlayarak, yaşamımızı sürdürmeliyiz.

                 Burada babamın mücadele ve dava adamlığından bahsetmek istiyorum. Bizlere örnek teşkil etmesi açısından.Babam 1971 yılından beri milli görüş savunucusuydu.  Milli görüş yeni oluşum daydı. Ülkemiz ’de böyle bir oluşum yoktu.  Bu oluşum siyasal İslam olarak nitelendiriliyordu. Erbakan hoca efendinin mili görüşünü savunmasında ailesine,  arkadaşlarına ve çevresini karşı yapmıştır. Mücadelesi çetin geçmekteydi.  Bunu 1973 yılında Erbakan’ın seçim çalışmalarında, bulunması için davet etmişlerdi. İlk defa seçimlere girecek olan MSP de olağanüstü bir çalışma başlamıştır.  Kayseri merkez bankasının bulunduğu Kiçikapı meydanını hazırladılar. Şimdiki gibi miting platformu yoktu.  Platform 12 m2  70 cm yüksekliğinde ahşaptan yapılmış, üzerinde kırmızı bir halıfleks sermişler, üzerine kürsü koydular, böyle bir platform yapmışlardı. Kürsünün önüne iki adet büyük hoparlör yerleştirdiler.  Msp bayrakları ve Türk bayrakları ile süslediler. Bunu yaparken Yusuf Bozkurt, Abdurrahman Satoğlu, Şaban Bayrak, Kamil Özcan gibi arkadaşlarıyla yapıyordu. Fakat finans sorunu çok büyüktü. Kendi aralarında para topladılar. Paraları yetişmedi, borçlandılar. Hatta ses düzenini yapan firmaya borçlarını beş taksitle ödediler tarihte ilk defa seçime katılacak olan MSP ‘yi tanıyan yoktu.  Miting alanına ancak 500-600 kişiyi toplayabilmişlerdi. Hatta oradaki esnaflar bu adam kim diye birbirine soruyorlardı. Rahmetlik Erbakan’ı ve davasını bilmiyorlardı. Parti binasında mütevazı bir şekildeydi. Sobalı ve tahta sandalyelerle teşrif edilmiş bir yerdi. Ama bu davaya gönül vermişler, kendi menfaatlerini hiç düşünmüyorlar, kendi keselerinden para harcıyorlar.  Msp parti olarak iki hedef belirlemişti.  Birincisi önce ahlak ve maneviyat, ikinci de ağır sanayi hamlesi diye slagon öne çıkarmışlardı. 14 Ekim 1973 tarihinde Türkiye genelinde  %11 ve bir milyon yüzaltmışbeşbin,  Kayseri’de babam ve arkadaşlarının gayretiyle %16 ve 27.263 oy aldırmışlar. Bir milletvekili meclise gönderdiler. Fakat babam ve arkadaşları bütün köyleri ve ilçeleri ev ev gezdiler. Dava adamlıklarını herkese is bat etmişlerdi. Bunu anlatmamın nedeni bugünkü dünyayı yönetenlere karşı nasıl bir mücadele yapılması gerektiğini göstermektir. Bu mücadelede kurtuluş yolarının adil düzenin oluşturulması yani adaletin gerçekleştirilmesi,  akıl ve vicdanlarının sesine ve yaratılış maslahatına göre hareket etmeyi, işlerini istişareyle yapmayı, iş verirken alırken liyakata çok önem verirler, sadakatli insan yerine liyakatli olan insanı  tercih etmeyi, emanete dikkat etmeyi, yaptıkları her işin kendilerine bir emanet duygusuyla hareket etmeyi amaçlamışlar, hayatları boyunca saymış olduğumuz ilkeler doğrultusunda yaşamışlardır. Bizimde kurtuluşumuz onların bu düsturlarını gerçekleştirdiğimiz ölçüde başarılı olabiliriz.

                     Bugünkü dünyamızda paylaşım kapitalizminden bahsedilmekte bunu gerçekleştirecekleri zannetmektedirler. Bizler bu vahşi kapitalizmin nasıl adaletsiz gelir dağılımına sürüklediğini rakamlarla göstermek istedim. Dünyamız’da  2 bin 153 milyarderin, dünya nüfusunun yüzde 60’ını oluşturan 4,6 milyar kişiden daha zengin olduğunu, dünyanın yüzde 1’lik en zengin kesiminin, 6,9 milyar kişiden 2 kat daha zengin olduğunu, Dünyanın en zengin 22 kişisinin Afrika’daki tüm kadınlardan daha fazla varlığa sahip olduğuna, ülkemizde ise %20 lik kesim Hollanda yaşam seviyesinde , %20’ lik kesim Uganda yaşam seviyesinde yaşamaktadır.  Dünyayı yöneten insanlar eşitlik giderici politikalar hayata geçirmeye çalışıyorlar. Örneğin ABD de dağıtılan 1.600 dolar kişi başı ödemeler yapmış ve yapmaya devam etmektedir.  Bunlar geçici önlemler olarak değerlendiriyoruz. Sorunları çözmede yeterli olmayacaktır. İnsanların insanca yaşayabilmesi için ABD de uygulanan zenginlerden fakir halkına dağıtılması için vergi sistemi oluşturmuştur. Bu sistem şu şekilde işlemektedir. Orta gelir seviyesi tespit edilmiş, bu kesimin standartları ve yaşam kaliteleri belirlemişler. Bu seviyenin üstünde olanlara varlık vergisi koymuş. Toplanan vergileri orta gelir seviyesinin altında olanlara aktarıyorlar. Bunu yaparken gerçekten gelir adaletsizliğini giderecek, dünyayı yöneten ve bu adaletsiz dağılımdan kurtulacak insan merkezli bir sistemi kurulmasını sağlamak için babamların mücadele ruhunu hissederek, hep birlikte mücadele sürdürmeyi amaçlarımız ve hatta hedef oluşturmamız gerekli olduğunu, yaşamımızda işaretleri doğru okuyup gerçekleştirmeliyiz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.