SON DAKİKA
Erdoğan ve Putin, Suriye, Afganistan ve Libya meselelerini görüşecek
Azerbaycan'da 2. Karabağ Savaşı'nın 1. yılında şehitler anıldı
TOKİ 34 ilde 144 konut, 26 ilde 96 iş yerini açık artırmayla satacak
Selimiye Camisi'nin restorasyonuna yılbaşına kadar başlanması hedefleniyor
Sırbistan, Kosova ile sınır gerginliği konusunda NATO'nun tepkisini bekliyor
Kovid-19'un 2020'de dünya genelinde turizme maliyeti 1,3 trilyon dolar
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Karabağ'ın artık barış ve kalkınma ile anılmasını istiyoruz
Festivallerde bu yıl en çok seyirciyi 28. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali topladı
Azerbaycan ordusunun bir yıl önce 44 günde elde ettiği zaferler 30 yıllık işgali sonlandırdı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev 2. Karabağ Savaşı'nın 1. yılında AA'ya konuştu
ABD'den dönen ünlü cerrah Prof. Dr. Emre, Ege Üniversitesi kadrosuna katıldı
Girit Adası'nda 5,8 büyüklüğünde deprem
Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyen fanatik Yahudiler Harem-i Şerif’te İsrail bayrağı açtı
Karahantepe'deki insan betimlemeleri ve 3 boyutlu heykeller tarihe ışık tutacak
Uzuncaburç Antik Kenti'nde tarihe ışık tutacak kalıntılar gün yüzüne çıkarılıyor
Konya Ovası'ndaki yüzey yarıkları yerleşim yerlerine ulaştı
Kedi Pika, protezine özel yeni ayakkabılarıyla yürüyor
Sivas Kangal köpeklerinin genetiği çiple korunuyor
Van'da kaya balı hasadı sürüyor
Pakistan ile Hindistan sınırındaki bayrak töreni 1959'dan bu yana sürüyor
Dolar 8,8211
Euro 10,3373
Altın 497,43
BİST 1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 23°C
Az Bulutlu
Kayseri
23°C
Az Bulutlu
Sal 22°C
Çar 21°C
Per 20°C
Cum 20°C

GAYRETLERİMİZ, KADERİMİZİ BELİRLER

A+
A-
19.08.2021
31.752
ABONE OL

Ülkemizin en büyük sorunları olan eğitim ve istihdam ilişkisinden bahsetmeye çalışacağım.

Bu sorunlara yani çözüm noktalarına gerçekçi yaklaşımlarla bakmak, odaklanmak ve seferberlik ilan
ederek hep birlikte asgari müştereklerde birleşmemiz gerekir. Aramızdaki kısır çekişmeleri bırakıp
dünya malında gözü olmayan, asla fikrini bir madde karşılığına değiştirmeyen, parayla satın
alınamayan kişilerin oluşturduğu toplumsal hareketlerle üstesinden gelebiliriz. Yeter ki gayretlerimizi
bu yönde harcayalım. Öyle ki gelecek yıllarda dünyaya yön verecek 16 ülke içerisinde olacağız ve 16
ülke içerisinde en önemli 4 ülke içerisinde bulunacağız. Bu hedefe ulaşmamız bizim gayretimize
bağlıdır.
Bu günlerde ülkemizde felaketler art arda gelmektedir. Yangınlar, seller ve depremler gibi
felaketler yaşamaktayız. Hiçbir felaket tek başına gelmez, hepsi birden gelir. Bu felaketler üzerimize
öyle geliyor ki sanki suda boğuluyor gibi. Çevremizdeki yangınlar düşüncelerimizi alt üst ediyor
algılarımızı değiştiriyor. Dertlerimizin ağaç kurdu gibi düşüncelerimizi kemirdiğini insanların kafasının
karışıklığı nedeniyle ne olacağını heyecanla bekliyorlar. Alınyazısı insanları nerede olurlarsa olsun
buluyor fakat gayretleri ne kadar çok olursa kader çizgileri o kadar değişiyor hiç kimse kaderiyle tek
başına değildir çünkü. Bizler evlerimizde yatarken dünyada kim bilir açlıktan ölen insanların
çığlıklarının farkına varamıyoruz. Bir tarafta çılgın bir tüketim toplumu diğer tarafta aç insanlar.
İnsanların hepsi bunun farkında ama gerçeklerden kaçmaktadırlar. Dünyanın her yerinden dualarla
dolmuş bir birliktelik sevginin ve endişelerin derin farklılığa dalmış insan düşünceleri durmadan
değişime devam ediyor. Düşüncelerimizin sonsuzluğu bizi ta uzaklara götürüyor. Kim bilir hangi
dualar Dünyamıza ’da okunuyor farkına varmadan geçip gidiyor. Manalı manasız dualarımızın kabul
edilmesi için kim bilir kimler yalvarmakta. Kim bahsedebilir ruhumuzun sonsuz istekleriyle dolmuş
isteklerimizin ta uzaklara ulaşabileceğini duygularımız ötedeki arzularımıza ulaşma yolunda bizleri
zorlamaktadır.
Rahmetli babam şehrimizin kalkınmasında öncülük etmiş akla gelen ilk on kişiden biri
olarak kendisinden bahsettirmiş. Burada katkılarından birini aktarmak istiyorum. Bugün
sanayimizde yetişmiş eleman yokluğu yüzünden bazı firmalarımızın talepleri olmasına rağmen iş
kabul edemiyor olduğunu gözlemlemekteyiz. Çünkü eleman yokluğu ve elemanların performans
eksikliği yüzünden firma sahipleri iş taleplerini geri çevirmektedir. Bazı firmalarımız vardiya sayısını
üçe çıkarmak istiyorlar, iş talepleri bulunmasına rağmen işçi yetersizliği yüzünden çıkaramıyorlar.
Daha önceki yazılarımda belirtmiş olduğum istihdam ve eğitim konularında eksikliklerimiz ve
yapılması gerekenler var. Bunların en önemlisi işverenlerimizin istediği kalitede insan
yetiştiremedikleridir. Bugünkü eğitim sistemiyle bunu gerçekleştiremeyiz. Düşünmemiz ve bu
düşüncelerimizin açtığı düşünce mağaralarına dalmamız ve uygulamamız gerekmektedir. Bunu
rahmetli babam gerçekleştirmiştir. Firmamız 1978 yılına kadar Almanya’dan hidrofor ithal edip
satmaktaydı. O dönemde 70 sente muhtaç olan ülkemizde ithalat kesildi. O güne kadar satmış
olduğumuz aşağı yukarı 15.000 hidrofora yedek parça lazım olacaktı. Bu kadar büyük servet yedek
parça yokluğu yüzünde heba olacaktı. Bununla birlikte yapılmakta olan inşaatların ihtiyacı olan
hidroforlarında karşılanması gerekliydi. Firmamız hemen hidrofor imalatına geçilmesine karar
vermişti. Babam o zaman işe ilk adım olarak sanat okulu teknik resim öğretmenleriyle temasa geçti.
Elimizde bulunan hidroforların teknik resimlerinin çizimini başlattı. Bu resimleri Mehmet Küçük
hocam çizdi. Resimlerin çizilmesinden sonra kalıpların yapılmasına geçildi. Kayseri’de soba imalatı
olduğundan serbest kalıpçılar bulunmaktaydı. Babamda onlarla temasa geçerek yaptırmaya karar
verdi. Fakat bizim yapmak istediğimiz imalatlar milimetrenin %1-2 hassaslıkta olan malzemelerdi. O
zaman da Kayseri sanayisinde bu hassasiyette iş yapan yoktu. Modeller yapılarak dökümhanelerle
görüşmeler gerçekleştirdi . Kayseri döküm Yalçın amcayla işe başladı. Fakat dökümler istediği kalitede çıkmıyor, sorunluydu. Bunun üzerine şehrimizdeki diğer dökümcülerle görüşmeler
gerçekleştirdi. Dökümhaneler babamın istediği evsafta üretim yapamadılar. Babam bunun üzerine
kaliteli döküm arayışına girdi. O tarihte en kaliteli döküm yapabilen döküm fabrikası olan
Demisaş Döküm ve Emaye AŞ ile görüşmeler gerçekleştirdi. Firmamızın istediği tonaj onların kabul
edebilecekleri büyüklükte değildi. Babam Demisaş AŞ Genel Müdürü Kamil Bey’le özel görüşmesi
neticesinde işi kabul ettirdi. Fakat modellerimiz onların sistemlerine uymuyordu. Modellerimizin
onların sistemine uygun olması için sıfırdan fabrikanın model hanesinde yeniden yaptırdı. Böylelikle
döküm parçaları üretime geçilmiş oldu. Babam Kayseri sanayisine böyle bir tesisin kazandırılması için
gayretlerde bulunması gerekiyordu, bunun gayet farkındaydı. Bu hedefini mavi çelik olarak daha önce
1966 yılında denenmiş ama başarı sağlamamıştı. Mavi çelik ağır sanayi tesisi kurulmuş, arsa bedeli,
inşaat, makineler vs. derken bütün ortaklar ellerinde avuçlarında ne varsa vermişlerdi. Fabrika açıldı
neredeyse hammadde alacak sermayeleri de kalmamıştı. Teknik müdür ve işletmede çalışacak kalifiye
personel bulunamıyordu. Ürettiği mamullere pazar bulmaları gerekiyordu. Fabrikayı kuran ortaklar
işletme sermayesi koymadıkları için o tesisi satmak zorunda kaldılar. Konyalılar aldıkları tesisle
BMC’ye ‘poyra’ göbek üretip satarak büyük paralar kazandılar, bizim yapamadığımızı onlar yaptılar.
Bahsettiğim tesis, bugün Konya sanayisinin temelini oluşturan tesistir. Bu tesisin başarılı
olamamasının nedenini ise babamın tespit etmiş olduğu şeydir. Bu tespitte göze çarpan en önemli
sorunun kalifiye elemanlarının şehrimizde bulunmaması olarak belirlemiş, bunu nasıl
gerçekleştirilebileceğinin planını kafasında oluşturmuştu. Faaliyete geçmek için Kayseri Endüstri
Meslek Lisesi hocaları ile temasa geçti. Model ve döküm atölyesi öğretmenleriyle ilişki kurdu. Çünkü
öğretmenlerin teknolojiye ayak uydurmalarını sağlamak, o günkü son teknolojilerden haberdar
olmalarını ve eksiklerinin giderilmesi amacıyla eğitim görmeleri gerektiğini bunu da sağlayacağını tek
tek anlattı. Muammer Tanrıöven ve Mustafa Haspaylan öncülüğünde bir grup öğretmenlerinin
Bilecik’te faaliyet gösteren Demisaş Aş tesislerinde eğitim görmesini sağladı. Öğretmenler bu
tesislerde 20 gün eğitim gördüler. En son teknolojik gelişmeleri uygulamalı olarak görmüş oldular.
Şehrimize dönerek o gördüklerini ellerinde bulunan imkanlar ölçüsünde gerçekleştirmeye çalıştılar.
Döküm atölyesine iş verebilmek için babam model atölyesine yeni modeller yaptırdı. Döner sermaye
aracılığı ile hem model hem de döküm atölyeleri çalışmaya başladı. Daha önce şehrimizde
yaptıramadığı dökümleri okulda yaptırmağa başlayarak Demisaş Döküm AŞ ile çalışmamıza gerek
olmadığına karar vermiş olduk. Öğrenciler de tam piyasanın istediği personel olmuşlar, hatta
işverenlerin bilmedikleri uygulamaları yapabilir durumda okuldan mezun olan öğrenciler kapışılır
oldu. Hiçbir döküm mezunu işsiz kalmadı. Aranan eleman durumuna getirilmiş oldu.
Babamın bir hedefi daha vardı. Okulda kullanılan, kömürle çalışan ocakların yerine indüksiyon
ocağının devlet tarafından alınmasını sağlamak. Bunun için çalışmalara başladı. Muammer hocamla
uğraştılar hatta hiç döküm işleri yapılmayan Sivas endüstri meslek okuluna indüksiyon ocağının
devletimiz tarafından alınmasını sağladılar ama şimdi okuldaki o tesis atıl bir şekilde kalmıştır. Fakat
26 yıl uğraş sonunda indüksiyon ocağı Kayseri Endüstri Meslek Lisesine kazandırıldı. Şu anda
Kayseri’ye 55 yıl önceki mavi çelik gibi tesisin küçüğünü okulumuzda kurabilmiş olduk. Kayseri’de bu
gibi tesislerden 10’a yakın ve Demisaş döküm benzeri tesislerimiz bulunmaktadır. Okula da yeni bir
tesis kazandırılmıştır. Bu tesis günümüzde KASKİ’nin ihtiyaç duyduğu, daha önce Fransa’dan ithal
edilen hassas malzemeleri dökmekte. Diğer dökümhanelerde döktürülmesinde sorunlu malzemeleri
dökebilecek bir konuma gelerek hizmet etmeye, piyasanın gerisinde değil öncü kuruluş olmaya
devam etmektedir. Bu örnekten anlaşılacağı üzere babamın uyguladığı sistem, bütün branşlarda
uygulanırsa başarılı olacağını göstermektedir. Buraya kadar anlattığım gibi ilk etapta eleman
ihtiyaçlarının çıkarılması, bu elemanların özelliklerinin ve dünyadaki bu evsaftaki elemanların
özelliklerini de belirleyip ona göre eğitime tabi tutup sanayimizin istediği değil onun üstünde
performans gösteren elemanların yetişmesini sağlayarak yukarıdaki sorunların tamamını ortadan
kaldırmamız mümkün gözükmektedir. Yalnız şu andaki eğitim sistemimizde köklü değişiklikler
yapmamız elzemdir. Eğitimle ilgili yazımı okursanız daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.
Bu felaketler ve bunların devam etmesi umutların yok olmasını istenilen güce ulaşmasını
engelleyebiliriz. Müslüman korku ve ümit arasında olma düsturunu hedef edilmesi gerekir. Her felaketin insanların bu düsturla aya kalkmasını ve yeniden değişimi oluşturacak gücü kendimizde bularak mücadelemizin devamını sağlamalıyız. Bunu yaparken huzuru bozulmuş olan evlerimize huzurun inşasını sağlamalıyız. Bu rahatsız eden olaylar bizlerin huzura konuşabilmemiz için ayağa kalkarak üstesinden gelebilmeyi sağlayacaktır. Değişimin gerçekleşmesini ve huzurun tesisini sağlayabiliriz. Bize sunulan kaderimizin bir çizgisi değil gayretlerimizin yönlendirmesini göreceğiz. Ancak başından hastalık geçen insanlar sağlığın kıymetini anlar ve hastalıksız yaşamanın ne kadar nimet olduğunun farkına varabilir. Felaketler ve sıkıntıların bitmesi ile rahat ve huzurlu yaşama ulaşabilirler. Gayretleri ve değişimi hayata geçirdikleri oranda huzurlu ve mesut toplumlar oluşturabiliriz.

YORUMLAR
  1. ALAATTİN DÜŞÜKTAŞ dedi ki:

    Günümüzde sanayicinin, esnafların çoğunluğu kalifiye eleman sıkıntısı yaşamaktadır.Çırak, kalfa ve usta bulmakta zorluk çekmektedirler. “Bu açığı gidermek için mesleki eğitim teşvik edilmeli, meslek okullarının sayısı artırılmalıdır”. Mesleki eğitimin ortaöğretim içindeki payı yükseltilmeli, geleneksel çıraklık-kalfalık-ustalık eğitimi verilen mesleki eğitim merkezleri teşvik edilerek sayıları artırılmalıdır. Nitelikli insan gücüne dönük eğitim-sanayi işbirliği sağlanmalıdır. Meslekî eğitimin kalitesi artırılmalı, meslek liseleri ve mesleki eğitim merkezleri ile sanayi ve KOBİ’ler arasında bağ kuran bir yapı oluşturulmalıdır”
    OSB’lerinde etkinliği artırılmalıdır.Meslek okulları ve mesleki eğitim merkezlerinin, sektörün olduğu yerlerde, sektörün ihtiyacına göre kümelendirilmesi gerekir. “Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumları ile meslek yüksekokulları arasında program bütünlüğü sağlanmalıdır. OSB’lerin ve odaların etkinliği artırılmalıdır. Kalifiye eleman olarak yetişen gençleri istihdam eden esnaf-sanatkar ve küçük işletmelere vergi ve sigorta primi indirimi ile faizsiz kredi verilmesi gibi teşvik ve kolaylıklar sağlanmalıdır. Mesleki Eğitim Kanunu’nda düzenleme yapılmalıdır.”Mustafa Yemlihalıoğlu, Mennan Aksoy vb. gibi tarihe damga vurmuş kişiler gelecek nesillere anlatılmalı, yaşarken değerlendirilmelidir.Gazete ve tv lerde okuduğumuz, gördüğümüz ülkesi kıymetini bilmedi NASA çağırdı gibi haberler bizleri üzmektedir.