Dolar 8,4047
Euro 10,1808
Altın 507,39
BİST 1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 26°C
Hafif Sağanak
Kayseri
26°C
Hafif Sağanak
Pts 28°C
Sal 25°C
Çar 28°C
Per 24°C

ÇAVUŞOĞLUNU TEBRİK, CUMHURBAŞKANI VE TBMM’SİNE ÇAĞRI!

A+
A-
16.04.2021
1.764
ABONE OL

15.04.2021 Tarihinde Diş İşleri Bakanımız Sn M. Çavuşoğlu ile Yunan Diş İşleri Bakanı Dendias’ın yaptıkları basın toplantısında tarihi bir gerçeği ilan edildi. Gerçekten Sn Çavuşoğlu bir devlet adamına yakışır şekilde hem yanlışları söyledi ve hem de Türkiye’nin nerede olduğunu açık ve net bir şekilde ifade etti. Konuşmasının bir kısmı şöyle idi:

“Biz Türkiye de Rum Ortodoks azınlığı kabul ediyoruz ama siz ben ‘Türküm’ diyen Türklere; ‘yok sen Türk değilsin, sadece Müslümansınız’ demeniz ne insani ve ne de uluslar arası hukuka uygundur. İnsani olarak yaklaşımlarınız farklı olabilir ama bu konuda bize hep demokrasi dersi veriyorsunuz. Üç tana Avrupa İnsan Hakları kararı var. Ve siz bunların ‘Türk’ ismini kullanmasına müsaade etmiyorsunuz Türk azınlığa…

“Sonuçta bunlar Müslüman’dır… Peki bunlar Rum Müslümanları mı? Sonuçta bunlar kendine ‘Türk’üm’ diyor ise ‘Türk’tür’ ve bunları böyle kabul etmek durumundasınız!..          “Geçmişte Türkiye’de de böyle bazı sorunlar oldu. İşte Kürtlere ‘sen Kürt değilsin; sen sadece Türk’sün’ gibi oldu ama geçmişte kaldı bunlar… Bu gün Türkiye de herkes ne olduğunu -rahatlıkla -ifade edebiliyor!”( Mevlüt Çavuşoğlu TC. Diş İşleri Bakanı, Haber Ajansları, 15.04.2021)

Sn Çavuşoğlu hem Yunanlı meslektaşına hem de Türkiye de Yunanlı bakan zihniyetinde olanlara anladıkları dilden tarihi ve insani hakikatleri güzel bir şekilde dile getirdi. Eğmeden bükmeden doğruyu söyleyerek kendilerine yakışını yaptı.

Peki, biz bundan ne ders çıkarmalıyız?

1980 Darbeci zalimlerin zorla değiştirdikleri KÜRTÇE İSİMLERİ kanunen kullanmak –halen- yasak.  Sn Çavuşoğlu  “Bu gün Türkiye de herkes ne olduğunu -rahatlıkla -ifade edebiliyor!”  diyor ise gerçekten bu mana yerine gelmelidir.

Öncelikle değiştirilen 3000 Kürt köylerinin Kürtçe olan isimleri iade edilmelidir. Kürt bölgelerinde eğitimde Kürtçe dili “seçmeli” değil;  Türkçe ile beraber okutulmalıdır. Hatta Arap nüfusun olduğu yerlerde de Türkçe, Kürtçe ve Arapça dilleri ile eğitim yapılabilmelidir. Çarşıda ahalinin konuştuğu Türkçe, Kürtçe ve Arapça dillerinin güzel meltemleri eğim kurumlarında da esmelidir.

“Hoş geldiniz!” hitabına “ser sero, ser çawa” eşlik etmeli; “ehlen ve sehlen!” ile pekişmelidir. Böylece bu uygulamaların olacağı bölgelerimizde çocuklarımız ülkemizde kullanılan iki-üç lisanı öğrenmiş olacaktır. Bu da “biri birini inkâr etmeye değil; daha çok tanışmaya vesile” olacaktır.

Osmanlı döneminde medreselerde okuyanlar en az iki-üç lisan bildiği halde, Irkçılık esasları üzerine eğitimi oturtan zihniyet milyonlarca üniversiteliye bile ikinci bir dili öğretememiştir. Ben üç üniversite okuduğum halde üniversitelerde yabancı dili %5 seviyesinde bile konuşamıyorum. Bu geri zekâlı olduğumdan değil, verilen eğitim sisteminden kaynaklanıyor.

İyi ki, Kürtçeyi yedi yaşına kadar öğrenmiş ve Türkçe ile birazcık Arapçayı da yedi yaşından sonra öğrenmişim. Yoksa ali mekteplerin eğitimine kalsa idi “dilekçeyi bile zor” yazardık!

O zaman Sn Çavuşoğlu’nun dile getirdiği mana tahakkuk eder “geçmişte kaldı” ifadesi yerini bulmuş olur.

1980 öncesi aldığım nüfus cüzdanımda doğum yerim “ERDİ” köyüdür,  1982’den sonra ise  “YAMANLAR” yazıyor. Sn Cumhurbaşkanımız ve TBMM Başkanı ile tüm milletvekillerine hitaben diyorum ki, ben ihtilalcıların zorla dayattıkları ismi değil; dedelerimin asırlarca kullandığı ismin Nüfus cüzdanıma yazılmasını istiyorum.

Bakanımız “bunlar geçmişte kaldı…” diyor ise, sizlerden bu ve benzeri diğer kültürel değerlerimizin iadesini istiyoruz. Türkiye de yaşayan milyonlarca Kürtler de benim gibi bunları arzu ediyor. İsterseniz bölgelerimize gidin kimler hangi ismi kullandığını göreceksiniz. Kimliğimizi “yok sayan” ihtilalcıların aksine dedelerden süre gelen isimler kullanılıyor.

Bunu yapmak zor bir şey değildir; gayretle olacak bir haktır. Yunan’ın Türklere ve ihtilalcıların biz Kürtlere  “çok gördüğünü”  siz de bize çok görmeyin!

Devlet büyüklerimizden geçmişte baskı ile kaldırılan kültürel değerlerimizin iadesini bekliyoruz.  O zaman Yunan’lı bakana karşı demokrasi ve insan hakları “dersini” tam manası ile “fiili” olarak göstermiş oluruz.

“Bizi ‘biz’ gibi” kabul etmenizi bekliyoruz efendim!..

Çok uzun yıllar oldu hep bekledik…

Mehmet Şerif GÜNDÜZ /sg-kys@hotmail.com

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.